Sert rüzgarları göğsünde dindirdiğin en sevdiğin dağların tepesinden aşırıp,
En sevdiğin vadiye indirdiğin sekinle kalbimin telaşını teskin et…
Kerem ve cömertliğinin etrafında topladığın kudislerin dizleri dibine beni de oturt.
Kendisine verilen emaneti zayi etmiş, izzet elbisesi yırtılmış, azimet çarığı delinmiş bu miskini azizlerini nimetlendirdiğin sofraya oturt, yedir, içir ve şükrünün kilidini aç..
Asrın ve öz varlık kasrının duvarları arasında sıkışmış,
İmdatlarının sesi kısılmış,
Hacetlerinin dili sürçmüş,
Elleri ardından bağlanmış şu zavallı esire elini uzat, tut ve onu hazır ve müstakbelin karanlıklardan çıkar…
Kabalaşmış , letafetini yitirmiş , hırçınlaşıp çirkinleşmiş duygularıma merhamet bulutlarını indirip hislerimi yatıştır…
Sen kendisinden hiçbir şeyi hak ederek isteyemediğimsin.
Çünkü sen vücuda dair hiçbir şeyin hak edilemeyeceği kadar malik, sübhan ve celalsin…
Sen benim kendisine ancak mağlubiyet, hacet ,adem, hata ve günahlarım ile açık bıraktığın mağfiret kapısından yönelebildiğimsin.
Muhtacım, muhtacınım..
Beceriksizliğimi ,kifayetsizliğimi ,şaşkın ve sapkınlığını görüyor biliyorsun..
Tutukluğum , tutukluluğum, nasıl kamçılandığım ,nasıl ve kim/ler tarafından yağmalandığım sana ayan..
Tedirginliklerim, aymazlıklarım, irade ve ihtiyarıma ait kırıklıklarım boynumda asılı..
Bizarım … kaybetmekten yılgınım , Ben’den bıkkın…
Keşke neşe dolu bahçelerin neşvesindeki munis cezb ve cezbe ile anabilseydin seni..
Muhabbetin bal peteklerinden süzülen kelimeler ile cümleler kurup; kasideler, beyitler ile geçip gelinesi şeylerden gönlümün eteklerinde olanları önüne dökebilseydim..
Keşke def’lere yüklenen demlerin ruhundan yükselen HU’lar ile perverde aşki savtları kanatlandırıp vedut burçlarına yükseltebilseydim..
Keşke sadrımın çoraklığında pınarlar doğsa idi de onların çeşm-i dilinden tebellür eden şen şakrak şakırtıların sedası ile sana tahiyyeler verebilseydim..
Olmadı…
Sen olmazları olduran..
Yaraları saran ,
Viraneleri onaran,
Divaneleri akil kılan,
Sükünet verip sekinet indirensin..
Muztarım,
Dûçarım,
Muhtacım, muhtacınım..
Yorgunum ayrılıktan,
Argınım gayrılıktan…
Artık gel…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder