ESMA'ÜL HÜSNA DERSİ-EL-ALİYY -EZKÂR No:132


 “ Es-Selâmü aleyküm ve rahmetu’l-lâh ”

“ Eûzübillâhimineşşeytânirracîm Bismillâhirrahmânirrahîm “

 “ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed "  ( 10 Defa)

“ 3 İhlas 1 Fâtiha Okuyoruz Ve Peygamber Efendimiz A.S.M’ın.. Tüm Peygamberlerin.. Ehl-i Beyt-i Nebevî ve Ezvac-ı Tahirat’ın ,Çâr Yâr-ı Güzîn’in Ve Sair Sahabe-i Kiramın.. Hassaten Bedir Ashabı, Uhud Ashabı, Suffa Ashabı, Rıdvan Ashabı (Radıyallahu Anhüm), Üstadımız Bediüzzaman R.A, Gavs-ı Âzam Abdülkâdir Geylânî K.S, Kutb-u Âzam Mâruf-u Kerhî  K.S, Kutb-u Azîm Hayâtü'l-Harrânî K.S  Hazretlerinin Ve ila cem’i ervahi-l evliya, ves-Sıddikin, veş-Şüheda, ves-Salihin, vel-Arifin, vel-Aşikin, Bütün Kur’an ve Nur Talebeleri’nin Ruhlarına Hediye Ediyoruz. “

……………………

1-Ayet-el Kürsi

1-Amenerrasulü

3-İhlâs Sûresi

3-Felâk Sûresi

3-Nâs Sûresi

“ Bismillâhirrahmânirrahim Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd..”

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf..

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm..”

“ Hummel-emrü ve câ’en-nasru fe-aleynâ lâ yunsarûn.. “ ( 3 Defa )

“ Bismillâhirrahmânirrahîm.. Hâ mîm.. Tenzîlul kitâbi minallâhil azîzil alîm.. Gâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zît tavli, lâ ilâhe illâ hûve, ileyhil masîr…”

“ Tâ-sîn-mîm.. Ve ne’ûzü billâhil -aliyyil-azîmi min-el-maâzifi vel-ızati vel-mahzûrî ..vel-mümâhaleti vel-ğımari ve min keydil-füccêri ve min havâdis-il-asrâni ve min şerril-ecerrâni .. “

“ Yâ hafîzu Yâ hafîzu Yâ hafîzu ihfeznâ..”

“ Fallahü hayrun hafizan ve hüve erhamü'r-rahimin. ''

“ Hâfizû ales-salâvâti ves-salât-il vustâ ve kûmû lillâhi kânitîne..  in küllü nefsin lemmâ aleyhâ hâfizün..Ni’mel hâfizu Allâh .. yâ hâfizu .. ıhfeznâ min külli şerrin ve darrin … “

 “ Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm. Mâ şâAllah-ü kân. Lâ ilâhe illAllah-ü’l-melikü’l-hakku’l-mübîn. SübhânAllahi ve bi-hamdih. SübhânAllahi’l-azîm ve bi-hamdih ” (3 Defa)

“ Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn.. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn…”

“ Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka..”

“ Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin..”

“ Subhanâllahi ve bihamdihi adede halkihi, ve ridâ nefsihi, ve zinete arşihi, ve midâde kelimâtihi..”

“ Bismillahirrahmanirrahim ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm “ ( 3 Defa )

“ Bismillâh-iş şâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-kâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-vâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-mu’âfî hüvallâhü…”

“ Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil-ardi ve lâ fis-semâ’i ve hüves-semî-ul-alim…” (3 Defa)

“ Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm. ” ( 3 Defa )

“ Hasbiyallâhü lâ ilahe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arş-il-aziym… “ ( 7 Defa )

“ Allâhümme einnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni İbâdetik ” (1 Defa)

………………….

“ BU GECE SAAT 22:30 İLE 23:30 ARASI ESMA’ÜL HÜSNA DERSİ VE EZKARIMIZ “

DERSİMİZ:

37 -    EL-ALİYY

ANLAMI: Zatındaki mükemmelliğiyle, sıfat ve fiilleriyle; akılların idrak ve tasavvurundan, tahayyül edeceği her şeyinden mualla, zaman ve mekândan münezzeh, yücelerden yüce olan, kendinden daha üstün hiçbir şey olmayan anlamına gelmektedir.

"Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür." Şûrâ sûresi (42) 4

BU İSİM İLE GENEL ANLAMDAKİ BAĞIMIZ:

Aliyy ismi en yüce, yüceler yücesi anlamıyla ancak Allah’a CC mahsus bir sıfattır. Kulun bu sıfatla irtibatı, Böyle bir Allah’ın kulu olmak, O’nun ilim, irade ve desti kudretinden çıkmak, O’nun sanatı, mahlûku olmak, ihsan ve keremine mazhar olmak gibi şeref duyulacak bir mazhariyet mertebesindedir. Yoksa O’dan gayri hiçbir şey bu sıfata sahip olamaz. Aliyy yalnızca O’dur.

“O’nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O Aliyy’dir, Azîm’dir.” (Bakara, 2/255)

Evet, İnsan böyle bir Allah’a aidiyetten ziyade hissedar olması ancak Aliyy ve Azîm olan Rabbinin marifetiyledir. Ve mahiyetindeki insani deracata, terakkide bu ismin tecellisine muhtaçtır. Ahsen-i takvim hilkatinde diğer mahlûkata hilafet ile rüçhaniyet kesbetmesi yine bu ismin insanın hasiyetindeki tecelli lütfundandır. Bununla birlikte süfliyattan uzak kalmak, manen yükselmek yine bu ismin insanın mahiyet aynasındaki tezahürlerindendir.

BU İSMİN HAKİKATİNE DAİR;

Allah azamet ve Kibriya sahibidir. Mutlak vücup mertebesi (Hiç değişikliğe uğramayan, varlığı zorunlu olan ve vasıflarının zıddı düşünülemeyen) O’nundur.Mümkünle kıyas olmayacak kadar Aliyy’dir.

“Bu böyledir. Allah (cc) hakk’ın  ta kendisidir. O’ndan başka yalvardıkları batıldır. Gerçekten Allah (c.c.) alî’dir, kebirdir.” Lokman 31/30

“O alîyy hakîmdir ; Allah (c.c) bir insana ancak vahiy yoluyla veya bir perde arkasından hitap eder, yahut ona izniyle dilediğini vahyedecek bir elçi gönderir.” Şura 42/51

Özetle;

Allah en yücedir. Dengi yoktur. Tüm noksan sıfatlardan münezzehtir. Yarattığı her şey kabzayı tasarrufundadır.

………….Yani, ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef’âlinde nazîri yoktur, misli olmaz, şebîhi yoktur, şerîki olmaz. Evet, bütün kâinatı bütün şuûnâtıyla ve keyfiyâtıyla kabza-i rububiyetinde tutup bir hane ve bir saray hükmünde, kemâl-i intizamla tedbir ve idare ve terbiye eden bir Zât-ı Akdese, misil ve mesîl ve şerîk ve şebîh olmaz, muhaldir…Lem’alar


İradesi hiçbir iradeye bağlı değildir. O, Fa'âlün limâ yürîd’dir..(Kayyumiyet sırrıyla ve faaliyet-i daimesiyle her an istediğini istediği gibi yapar.) Hiç bir vasıtaya ihtiyacı yoktur. Kün emrine malik Sultan-ı Zişan’dır.


“A’lâ rabbının ismini tesbih et” A’lâ 87/1

…………….Sübhanerabbiye'l-a'lâ: "En yüce olan rabbim her türlü kusurdan uzaktır ...

BU ESMA-İ İLAHİYEDEN İYİ HUYLAR, ULVİ HİSLER, DOĞRU FİKİR VE GÜZEL DÜŞÜNCELER İLE YÜKSEK AHLÂK EDİNME;

Öncelikle insan, inancına, ulvi değerlerine ters olan şeylere karşı dikkatli olmalıdır. Çünkü kendisine ihsan edilen bu ehemmiyetli nimetler Aliyy isminin kulunu sufliyattan uzaklaştırıp, hilkatindeki hakikate terakki ettirmek mahiyetinin lazımıdır. İnsan bu duruma hassasiyet göstermediğinde ciddi olarak bu merhametli iradeye muhalefette bulunmuş olur. Bu nedenle insan kendini tedenniden korumak için, Sünnet-i seniye dairesinde, ilim, salih amel, ihlas ve takva ile tekâmülüne doğru olan yolculuğunu mütevaziyane sürdürmelidir….

………………iman-ı tahkikînin kuvvetiyle ve marifet-i Sânii netice veren masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemeât ile bir nevi huzur kazanıp, Hâlık-ı Rahîmin hazır, nâzır olduğunu düşünüp, Ondan başkasının teveccühünü aramayarak, huzurunda başkalarına bakmak, medet aramak o huzurun edebine muhalif olduğunu düşünmekle o riyâdan kurtulup ihlâsı kazanır…Lem’alar

Bununla birlikte şunu da ifade etmek gerekir ki; Rabbimizin hilafet rütbesini verdiği bir mahlûk olarak, onun bu nimetine yakışır vaziyet almak, bu ihsanı temsil etmek şerefi ile yaşamak tarifi imkânsız bir nimettir.

"Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder."Lem’alar



EZKÂRIMIZ:

“ Bismillâhirrahmânirrahîm..”

“ Radîtu billâhi rabben ve bi’l islami dinen ve bimuhammedin sallâllahû aleyhi ve selleme nebiyyen..”

" Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm "

“ Ve bihî nestaîn “

“ El hamdü lillahi rabbil âlemin. Vessalatü vesselâmü Ala Resûlina Muhammedin ve alâ âlihi vesahbihi ecmain.. ”

“ Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî “ ( 3 Defa)

“ Estağfirullâh “ ( 100 defa hafif sesli )

 “ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Allâhu lâ ilâhe illâ huve, lehul esmâul husnâ… “

“ Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyum..” ( 11 defa )

“ YÂ ALİYY  “ ( 110 defa hafif sesli ) 

“ YÂ ALİYY  “ ( 110 defa kalbimizden sessiz )

 “ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel Vehhâb..”

 “ Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn..”

“ Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb..”

“ Allahumme innî eûzu bike min munkerâti’l-ahlâki ve’l-a’mâli ve’l-ehvâ.” ( 3 Defa )

“ Allahumme ente rabbi lâ ilâhe illâ ente halakteni ve ene abduke ve ene alâ ahdike ve va’dike ma isteda’tu, eûzu bike min şerri ma sana’tu ebûu leke bini’metike aleyye ve ebûu bi zenbi fağfirli innehû lâ yağfezzunûbe illâ ente..” ( 3 Defa )

 “Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Salaten Tehullü Biha Uktedi Ve Tüferricü Biha Kürbeti Ve Takdıy Biha Haceti Ve Ala Alihi Ve Sahbihi Ve Sellim”

“ Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yesifûn  Ve selâmun alâl murselîn Vel hamdu lillâhi rabbil âlemin ”



El Fâtiha  / Allah Kabul Etsin

ESMA'ÜL HÜSNA DERSİ-EŞ-ŞEKÛR -EZKÂR No:131

“ Es-Selâmü aleyküm ve rahmetu’l-lâh ”

“ Eûzübillâhimineşşeytânirracîm Bismillâhirrahmânirrahîm “

 “ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed "  ( 10 Defa)

“ 3 İhlas 1 Fâtiha Okuyoruz Ve Peygamber Efendimiz A.S.M’ın.. Tüm Peygamberlerin.. Ehl-i Beyt-i Nebevî ve Ezvac-ı Tahirat’ın ,Çâr Yâr-ı Güzîn’in Ve Sair Sahabe-i Kiramın.. Hassaten Bedir Ashabı, Uhud Ashabı, Suffa Ashabı, Rıdvan Ashabı (Radıyallahu Anhüm), Üstadımız Bediüzzaman R.A, Gavs-ı Âzam Abdülkâdir Geylânî K.S, Kutb-u Âzam Mâruf-u Kerhî  K.S, Kutb-u Azîm Hayâtü'l-Harrânî K.S  Hazretlerinin Ve ila cem’i ervahi-l evliya, ves-Sıddikin, veş-Şüheda, ves-Salihin, vel-Arifin, vel-Aşikin, Bütün Kur’an ve Nur Talebeleri’nin Ruhlarına Hediye Ediyoruz. “

……………………

1-Ayet-el Kürsi

1-Amenerrasulü

3-İhlâs Sûresi

3-Felâk Sûresi

3-Nâs Sûresi

“ Bismillâhirrahmânirrahim Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd..”

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf..

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm..”

“ Hummel-emrü ve câ’en-nasru fe-aleynâ lâ yunsarûn.. “ ( 3 Defa )

“ Bismillâhirrahmânirrahîm.. Hâ mîm.. Tenzîlul kitâbi minallâhil azîzil alîm.. Gâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zît tavli, lâ ilâhe illâ hûve, ileyhil masîr…”

“ Tâ-sîn-mîm.. Ve ne’ûzü billâhil -aliyyil-azîmi min-el-maâzifi vel-ızati vel-mahzûrî ..vel-mümâhaleti vel-ğımari ve min keydil-füccêri ve min havâdis-il-asrâni ve min şerril-ecerrâni .. “

“ Yâ hafîzu Yâ hafîzu Yâ hafîzu ihfeznâ..”

“ Fallahü hayrun hafizan ve hüve erhamü'r-rahimin. ''

“ Hâfizû ales-salâvâti ves-salât-il vustâ ve kûmû lillâhi kânitîne..  in küllü nefsin lemmâ aleyhâ hâfizün..Ni’mel hâfizu Allâh .. yâ hâfizu .. ıhfeznâ min külli şerrin ve darrin … “

 “ Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm. Mâ şâAllah-ü kân. Lâ ilâhe illAllah-ü’l-melikü’l-hakku’l-mübîn. SübhânAllahi ve bi-hamdih. SübhânAllahi’l-azîm ve bi-hamdih ” (3 Defa)

“ Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn.. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn…”

“ Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka..”

“ Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin..”

“ Subhanâllahi ve bihamdihi adede halkihi, ve ridâ nefsihi, ve zinete arşihi, ve midâde kelimâtihi..”

“ Bismillahirrahmanirrahim ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm “ ( 3 Defa )

“ Bismillâh-iş şâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-kâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-vâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-mu’âfî hüvallâhü…”

“ Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil-ardi ve lâ fis-semâ’i ve hüves-semî-ul-alim…” (3 Defa)

“ Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm. ” ( 3 Defa )

“ Hasbiyallâhü lâ ilahe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arş-il-aziym… “ ( 7 Defa )

“ Allâhümme einnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni İbâdetik ” (1 Defa)

………………….

“ BU GECE SAAT 22:30 İLE 23:30 ARASI ESMA’ÜL HÜSNA DERSİ VE EZKARIMIZ “

DERSİMİZ:

36 -    EŞ-ŞEKÛR ( konu çok geniş olduğundan hulasa notlar şeklinde ele alınacaktır. İnşaallah Rabbimiz mahiyeti ile ilgili etraflı talim için gayretlerimizi arttırsın. Bu esmadaki marziyatına bizi layık eylesin ..Âmîn)

ANLAMI: Emrine muti, nehyettiklerinden çekinen ibadının yaptıkları kulluk fiillerine ve helal çalışma ve gayretlerine maddi manevi karşılık ve ecirleri ziyadesiyle bol bol lütfeden, şükreden kullarına bereketler ve külli nimetler ile mukabele eden mükâfatlar veren anlamına gelmektedir.

“Eğer Allah’a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr’dur, Halîm’dir.” (Teğâbün Sûresi, 64/17)

BU İSİM İLE GENEL ANLAMDAKİ BAĞIMIZ:

Rabbimizin lütfettiği nimetleri tefekkür etmek ve şükürler ile mukabelede bulunmak en önemli kulluk vazifelerimizdendir. Eğer bu vazife ihmal edilirse insan nankörlük damgasını yer Allah muhafaza etsin.

Bu geniş konu ile ilgili bağlantılarımızı ve bize taalluk eden irtibat noktalarının mahiyetini aşağıda atıf yapılan dersten talim etmek çok isabetli olacaktır İnşaallah..

Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Beşinci Risale olan Beşinci Mesele Şükür Risaleside ;

“Hâlâ şükretmezler mi?” Yâsin Sûresi, 36:35, 73. “Şükredenleri elbette mükâfatlandıracağız.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:145. “Şükrederseniz nimetimi elbette arttırırım.” İbrahim Sûresi, 14:7. “Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.” Zümer Sûresi, 39:66…………… gibi âyetlerle gösteriyor ki, Hâlık-ı Rahmân‘ın, ibâdından istediği en mühim iş şükürdür. Furkan-ı Hakîmde gayet ehemmiyetle şükre davet eder. Ve şükür etmemekliği, nimetleri tekzip ve inkâr suretinde gösterip, “Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz?” Rahmân Sûresi, 55:13 vd. fermanıyla, Sûre-i Rahmân’da şiddetli ve dehşetli bir surette otuz bir defa şu âyetle tehdit ediyor, şükürsüzlüğün bir tekzip ve inkâr olduğunu gösteriyor. Evet, Kur’ân-ı Hakîm, nasıl ki şükrü netice-i hilkat gösteriyor………….(konun ilgili yerden okunması önemle tavsiye edilir)

Bununla birlikte şükre sebep olan nimetler o kadar çoktur ve o kadar kıymetlidir ki Rabbimiz birçok konuda bizi ayetleri ile ve kader programında bulunan kanunların işleyişi ile ikaz eder ve şükrün ehemmiyetine dikkat çeker. Çünkü muhtevi olduğu hakikat noktasında hayatın merkezi mutlak şükrü iktiza eden ikramlar, lütuflarla doludur. İnsanın bu nimetlerin farkında olması onu aziz kılar. Hakkında birçok ihsana ulaşmasında vesile olur. Yukarıdaki ders atfında Üstadımızın ifade ettiği vecihle; Hâlık-ı Rahmân‘ın, ibâdından istediği en mühim iş şükürdür. Furkan-ı Hakîmde gayet ehemmiyetle şükre davet eder……………

Bakara sûresi (2), 158: "...Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah Şâkir'dir (iyiliğin karşılığını kat kat verendir), o Alîm'dir (her şeyi bilendir).

Bakara sûresi (2), 152: "O halde Beni anın, Ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin."

Enfâl sûresi (8), 26: "Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi tutup kapmasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdi."

İbrâhîm sûresi (14), 7: "Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."

A'râf sûresi (7), 10: "Doğrusu Biz sizi yeryüzünde, yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Mü'minûn sûresi (23), 78: "Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!"

Neml sûresi (27), 73: "Şüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir; fakat onların çoğu şükretmezler."

El hasıl; nimet ve rahmeti ilahiyenin fiyatı, şükürdür.( Emirdağ Lahikası) buyurulduğu üzere, şükürsüzlük tüm yaratılış gayesi ve hayat ahengi bozan bir zehir gibidir. Bu nedenle mazhar olunan maddi manevi nimetlere şükür ile mukabele etmek yaratılış vazifemizdir. Bu vazife bu esma ile aramızdaki irtibatı lehimizde tesis eder mahiyettedir. Çünkü nimetlere şükürle verilen karşılık sonsuz nimetlerin kapısını açacak bereketli bir anahtardır.


BU İSMİN HAKİKATİNE DAİR;

Beşinci Kelime

“Lehülhamd” Yani, hamd ve senâ, medih ve minnet Ona mahsustur, Ona lâyıktır. Demek nimetler Onundur ve Onun hazinesinden çıkar. Hazine ise daimîdir. İşte şu kelime şöyle müjde verip diyor ki:

Ey insan! Nimetin zevâlinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Ve lezzetin zevâlini düşünüp o elemden feryad etme. Çünkü o nimet meyvesi, bir rahmet-i bînihayenin semeresidir. Ağacı bâki ise, meyve gitse de yerine gelen var. Nimetin lezzeti içinde, o lezzetten yüz derece daha ziyade lezzetli bir iltifat-ı rahmeti hamd ile düşünüp, lezzeti, birden yüz derece yapabilirsin. Nasıl ki, bir padişah-ı zîşânın sana hediye ettiği bir elma lezzeti içinde, yüz, belki bin elmanın lezzetinin fevkinde, bir iltifat-ı şahane lezzetini sana ihsas ve ihsan eder. Öyle de,  “Lehülhamd”  kelimesiyle, yani hamd ve şükürle, yani nimetten in’âmı hissetmekle, yani Mün’imi tanımakla ve in’âmı düşünmekle, yani Onun rahmetinin iltifatını ve şefkatinin teveccühünü ve in’âmının devamını düşünmekle, nimetten bin derece daha leziz, mânevî bir lezzet kapısını sana açar….Mektubat

Özetle Allah sonsuz nimetler sahibidir. Ve nimetlerin maliki olduğu gayet bedihi bir şekilde görülmektedir. Maddi manevi yarattığı her nimet muhataplarının gerek üzerlerinde, gerek istidatlarında, gerek ihtiyaçlarında gerekse umutlarında izlenmektedir…

Örneğin; Allah CC maddi nimetlerini tartabilecek cihazatı insanlara, göz, kulak, burun, dil ve vücut donanımı olarak uygun bir şekilde vermiştir. Manevi nimetleri için ise, akıl, kalp, vicdan, his gibi onlarca latifeyi hayatlandırarak iman ve şuur sahiplerine bu külli ihsan ile tefekkür ve şükrün geniş kapısını açmıştır. Ve tüm bu letaife uygun nimetleri, ilim, islâm, iman, marifet, yakin, şuur, idrak, muhabbetin vd.  mahiyetlerine yerleştirmiştir.

Ayrıca; Allah CC nimetlerine şükürle mukabele eden kullarına, memnuniyeti izhar eden bolluk, bereket, huzur, emniyet, af gibi nimetleri ile karşılık vererek kutlu bir alışverişin yolunu açmıştır.

“Fıtrat-ı beşeriyede cemâle karşı bir muhabbet ve kemâle karşı perestiş etmek ve ihsana karşı sevmek vardır. ”Bediüzzaman

BU ESMA-İ İLAHİYEDEN İYİ HUYLAR, ULVİ HİSLER, DOĞRU FİKİR VE GÜZEL DÜŞÜNCELER İLE YÜKSEK AHLÂK EDİNME;

Öncelikle Allah’ın CC verdiği nimetleri şükür ve kanaat ile karşılamak ve gerek kendine gerek ebnayı cinsine gerekse sair mahlûkata verilen nimetleri tefekkür ederek bir nevi halifelik şuurunu elde etmelidir. Nazar-ı dikkatini nefsin ülfetinden ve gafletinden kurtararak uzak yakın, iç dış niamı ilahiyeye farkındalık oluşturarak istidat ve kabiliyetine genişlik kazandırmalıdır.

“İ’lem eyyühe’l-aziz! Sem’, basar, hava, su gibi umumi nimetler daha ehemmiyetli, daha kıymetli olduklarına nazaran, hususi, şahsi nimetlerden kat kat fazla şükre istihkak ve liyakatleri vardır. Binaenaleyh, o gibi umumi nimetlere karşı nankörlük edip şükran etmemek, en büyük küfran-ı nimet sayılır.

Hal bu merkezde iken, bazı insanlar şahıslarına ait hususi nimetlere karşı Allah’a şükrederlerse de, şu umumi nimetler onlara şümulü yokmuş gibi, fikirlerine bile gelmiyor. Hâlbuki en büyük nimet, amm ve daimi olan nimetlerdir.” Mesnevi-i Nuriye

Bununla birlikte,

Allah’ın CC verdiği veya vermediği maddi ve manevi nimetlerine şükürle mukabele ederken, her birini kendine uygun bir şekilde meşru dairede muhafaza etmekle çok önemlidir.

Her şeyin iyisine bak kaidesi nazarına sahip olmak, şükürde devamlılığı temin edecek bir hakikatlı nazar olduğundan bu bakış açısını meleke haline getirmek de ayrıca çok değeri olan bir kazanımdır.

Cemiyet hayatında nezaket ve letafet sahibi olmak, iyiliklere teşekkürle mukabele etmek, Allah’a CC şükür edebilmenin de estetiğini kazanmak için önemlidir….“İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a (c.c) da şükretmez”…Hz.Muhammed A.S.M

Yine bununla birlikte kendine ihsan edilenlerden ihsanda bulunmak, şükre vesile olmak ayrıca kazanılacak ulvi neticelerdendir.

EZKÂRIMIZ:

“ Bismillâhirrahmânirrahîm..”

“ Radîtu billâhi rabben ve bi’l islami dinen ve bimuhammedin sallâllahû aleyhi ve selleme nebiyyen..”

" Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm "

“ Ve bihî nestaîn “

“ El hamdü lillahi rabbil âlemin. Vessalatü vesselâmü Ala Resûlina Muhammedin ve alâ âlihi vesahbihi ecmain.. ”

“ Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî “ ( 3 Defa)

“ Estağfirullâh “ ( 100 defa hafif sesli )

 “ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Allâhu lâ ilâhe illâ huve, lehul esmâul husnâ… “

“ Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyum..” ( 11 defa )

“ YÂ ŞEKÛR  “ ( 100 defa hafif sesli ) 

“ EŞ-ŞÜKRÜ LİLLAH “ ( 41 defa hafif sesli )

 “ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel Vehhâb..”

 “ Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn..”

“ Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb..”

“ Allahumme innî eûzu bike min munkerâti’l-ahlâki ve’l-a’mâli ve’l-ehvâ.” ( 3 Defa )

“ Allahumme ente rabbi lâ ilâhe illâ ente halakteni ve ene abduke ve ene alâ ahdike ve va’dike ma isteda’tu, eûzu bike min şerri ma sana’tu ebûu leke bini’metike aleyye ve ebûu bi zenbi fağfirli innehû lâ yağfezzunûbe illâ ente..” ( 3 Defa )

 “Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Salaten Tehullü Biha Uktedi Ve Tüferricü Biha Kürbeti Ve Takdıy Biha Haceti Ve Ala Alihi Ve Sahbihi Ve Sellim”

“ Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yesifûn  Ve selâmun alâl murselîn Vel hamdu lillâhi rabbil âlemin ”



El Fâtiha  / Allah Kabul Ets

ESMA'ÜL HÜSNA DERSİ-EL-ĞAFÛR -EZKÂR No:130

“ Es-Selâmü aleyküm ve rahmetu’l-lâh ”

“ Eûzübillâhimineşşeytânirracîm Bismillâhirrahmânirrahîm “

 “ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed "  ( 10 Defa)

“ 3 İhlas 1 Fâtiha Okuyoruz Ve Peygamber Efendimiz A.S.M’ın.. Tüm Peygamberlerin.. Ehl-i Beyt-i Nebevî ve Ezvac-ı Tahirat’ın ,Çâr Yâr-ı Güzîn’in Ve Sair Sahabe-i Kiramın.. Hassaten Bedir Ashabı, Uhud Ashabı, Suffa Ashabı, Rıdvan Ashabı (Radıyallahu Anhüm), Üstadımız Bediüzzaman R.A, Gavs-ı Âzam Abdülkâdir Geylânî K.S, Kutb-u Âzam Mâruf-u Kerhî  K.S, Kutb-u Azîm Hayâtü'l-Harrânî K.S  Hazretlerinin Ve ila cem’i ervahi-l evliya, ves-Sıddikin, veş-Şüheda, ves-Salihin, vel-Arifin, vel-Aşikin, Bütün Kur’an ve Nur Talebeleri’nin Ruhlarına Hediye Ediyoruz. “

……………………

1-Ayet-el Kürsi

1-Amenerrasulü

3-İhlâs Sûresi

3-Felâk Sûresi

3-Nâs Sûresi

“ Bismillâhirrahmânirrahim Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd.. Kêf Hâ Yâ Ayn, Sâd..”

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf.. Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf..

“ Bismillâhirrahmânirrahim Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm, Hâ Mîm..”

“ Hummel-emrü ve câ’en-nasru fe-aleynâ lâ yunsarûn.. “ ( 3 Defa )

“ Bismillâhirrahmânirrahîm.. Hâ mîm.. Tenzîlul kitâbi minallâhil azîzil alîm.. Gâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zît tavli, lâ ilâhe illâ hûve, ileyhil masîr…”

“ Tâ-sîn-mîm.. Ve ne’ûzü billâhil -aliyyil-azîmi min-el-maâzifi vel-ızati vel-mahzûrî ..vel-mümâhaleti vel-ğımari ve min keydil-füccêri ve min havâdis-il-asrâni ve min şerril-ecerrâni .. “

“ Yâ hafîzu Yâ hafîzu Yâ hafîzu ihfeznâ..”

“ Fallahü hayrun hafizan ve hüve erhamü'r-rahimin. ''

“ Hâfizû ales-salâvâti ves-salât-il vustâ ve kûmû lillâhi kânitîne..  in küllü nefsin lemmâ aleyhâ hâfizün..Ni’mel hâfizu Allâh .. yâ hâfizu .. ıhfeznâ min külli şerrin ve darrin … “

 “ Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm. Mâ şâAllah-ü kân. Lâ ilâhe illAllah-ü’l-melikü’l-hakku’l-mübîn. SübhânAllahi ve bi-hamdih. SübhânAllahi’l-azîm ve bi-hamdih ” (3 Defa)

“ Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn.. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn…”

“ Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka..”

“ Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin..”

“ Subhanâllahi ve bihamdihi adede halkihi, ve ridâ nefsihi, ve zinete arşihi, ve midâde kelimâtihi..”

“ Bismillahirrahmanirrahim ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm “ ( 3 Defa )

“ Bismillâh-iş şâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-kâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-vâfi hüvallâhü..”

“ Bismillâh-il-mu’âfî hüvallâhü…”

“ Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil-ardi ve lâ fis-semâ’i ve hüves-semî-ul-alim…” (3 Defa)

“ Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm. ” ( 3 Defa )

“ Hasbiyallâhü lâ ilahe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arş-il-aziym… “ ( 7 Defa )

“ Allâhümme einnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni İbâdetik ” (1 Defa)

………………….

“ BU GECE SAAT 22:30 İLE 23:30 ARASI ESMA’ÜL HÜSNA DERSİ VE EZKARIMIZ “

DERSİMİZ:

35 -    EL-ĞAFÛR

ANLAMI: Kulunu hak ettiği cezadan bütünüyle  kurtaran, her günahı bağışlayan, abdinin kusurlarını örterek melaike ve ruhaniyata göstermeyen, tüm hatalarından geçen manasındadır.

“... Muhakkak ki, Allah bütün günahları bağışlar. O Ğafur ve Rahîm’dir.” (Zümer Sûresi, 39/53)

“ İbn Ömer (r.a.) Rasûlullah’ı (s.a.v.) şöyle buyururken işittim: Şüphesiz Allah mümini yaklaştırıp üzerine korumasını örter gizler ve şu günahını biliyor musun, şu günahını biliyor musun? diye sorar. O da evet biliyorum ey Rabbim der, sonunda günahlarını ikrar ettiğinde içinden artık işinin bittiğini, helâk olduğunu görüp düşündüğü sırada Allah, dünyada senin üzerindeki günahları gizleyip örttüm bugün de onları bağışlıyorum buyurur, arkasından iyiliklerinin yazıldığı kitap verilir. Kâfir ve münâfıklara gelince şahitler, Rablerine yalan söyleyenler işte bunlardır, iyi biliniz ki Allah’ın lâneti zalimleredir derler…” Hz. Muhammed A.S.M..Buharî, Müslim, Hanbel, İ. Mâce,  Hûd 18

BU İSİM İLE GENEL ANLAMDAKİ BAĞIMIZ:

Kulun bu isimle irtibatı hayatının neticesi ile bire bir ölçülür ve kıymeti takdir edilemeyecek kadar yüksek bir değerdedir. Affa mazhar olmak en büyük saadettir.

..İşte, bunun içindir ki, Cenâb-ı Hakkın Gafûr, Rahîm gibi iki ismi, tecellî-i âzamla ehl-i imana teveccüh ediyor….Lem’alar

..Rabbımız kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz, dediler. Araf 7/23

.. Eğer beni bağışlamazsan ve bana acımazsan kaybedenlerden olurum. Hud 11/47

.. Rabbim ben kendime yazık ettim beni bağışla dedi. Kasas 28/16

.. Sizin hatalarınızı bağışlayalım. Bakara 58

..  Günahlarınızı bağışlayalım.  A. Îmran 31

..Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.   Şuara 26/82..

Özetle Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i Şeriflerde bu konu çok geniş olarak ele alınmıştır. Örneğin Rabbimizin affettiği sıfatlar: -emre itaat edenler, muttakiler, hayır sahipleri, çekinenler, zikredenler, hatada ısrar etmeyenler, tövbe edenler, ümit kesmeyenler, Allah yolunda ölenler, sabredenler, salih amel işleyenler, bağışlanma dileyenler, mücahidler, başkalarının kusurlarını affedip görmezden gelenler, doğru söz söyleyenler, Resulullah’a A.S.M ittiba edenler- gibi birçok Ayet-i kerime ile bildirilmiştir. Bununla birlikte, yine bazı Ayet-i Kerimelerde şirk, zulüm, inkâr, dalaletlerini, sapkınlıklarını arttıranlar, münafıklar gibi güruh için ise affın olmadığı açıklanmıştır. Dolayısıyla kul ile Rabbi arasında bu sıfatla ilgili irtibat çok ciddi bir zemindedir. Biz ezkardaki kısıtlı durumumuz nedeniyle şümullü olarak nakl edemiyoruz.

……… Rabbimiz hesap günü beni, ana-babamı ve müminleri bağışla. İbrahim 14/41

Ayrıca bu ismin kulun fıtratı üzerinde, maddi ve manevi zararlardan kendini koruyabilecek, mani oluşturabilecek bir mahiyeti de mevcuttur. Çünkü kusur ve hataların her ne kadar af ile iştigali olsa da, özellik itibariyle ahsen-i takvimde olan bir yaratılışı menfi etkilediğinden ,kulun kendini muhafazası için fıtri hasiyetine bu ismin tecellisinden bir engellik perdesi derc edilmiş..ki bu güzel sanat,harika sıbgat rencide olmasın. Velev oldu af ile temizlenmek suretiyle yakışır nitelik lütfuna mazhar kılınır inşaallah….

BU İSMİN HAKİKATİNE DAİR;

Yine onlara bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki. Bir de onlar işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler. İşte onların mükâfatı Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir. Ali İmran 135/136

Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Belki size merhamet edilir.  Neml 27/46

Onlar mağfiret dilerlerken Allah onlara azap edecek değildir. Enfal 8/33

Ve Allah’ın mağfiretine mazhar olanların kazandıkları şeylerin hepsi onların lehinedir. Ve dünyada ebedi değeri olan şeylerden oldukları gibi, ahirette sonsuz nimetlerdir. Konuyla ilgili detaylar Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerde ve de mübarek kitaplarda kesretle bulunmaktadır.

Evet bu ismin hakikati hasiyetinde şunları da söyleyebiliriz. Allah güzeldir, güzeli sever..Hadis-i Şerifi iktizasınca Allah güzelliğin görünmesini takdir etmiştir. Bu nedenle güzelliğe mahzar kıldığı her kabiliyette güzelliği ve sanatının, ilminin güzelliğini maddi manevi izhar etmiştir. (4’ncü Şua 6’nci Mertebe-i Hasbiye'nin Okunması Tavsiye Edilir)..Bununla birlikte güzelliğin güzelliğini örtecek çirkinlikleri, beşerin bulaşık eli karışmadığı müddetçe gizler. Ve güzelliği ve güzeli muhafaza etmeyi irade sahibi kullarından da ister.

Ve her yarattığına bir cild-i mahsus dokuyup onun batınındaki görüntünün zahirce olan görüntüsünü setreder. Kalplerdeki kötü hasletleri tövbe ile siler affeder. Küfürde ileri girmiş olanların kalplerinden cerihalar, akrepler ve yılanlar çıkmasın diye kalplerini mühürler ve bir nişan-ı mahsusu simalarına verir. Ve ehl-i iman basiret ve feraseti ile avam-ı müminin ise safiyeti ile onları tanır hisseder.

Ve o öyle Gâfurdur ki; kulun kusuruna şahit olan zişuur ve ziruha ve seyyiat sahibine nisyan ile unutturur… "Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün âlâmını çektirir, müterâkimi (birikmiş olanları) unutturur... Bediüzzaman

Ve kulunu, affediciliğini, lütfunu ve ihsanını göstererek tevazu ile terbiye eder. O’na seyyiatından özür dilemesini sevdiğini söyler. Gönüllerine güzellikler serperek onlara günahların çirkin yönlerindeki elemi hissettirip, maddi manevi maniler yaratarak fenalıklardan uzaklaştırır. Kusurlarından temizlenip tap taze ve sonsuz nimetlere, yeniden başlangıçlara mazhar olacağını belirtip bağışlar ve onure edip, şükre davet eder. Yani nimet üstüne nimet verip hadsiz şefkat sahibi olduğunu, kullarına acıdığını ve onları sevdiğini gösterir…

BU ESMA-İ İLAHİYEDEN İYİ HUYLAR, ULVİ HİSLER, DOĞRU FİKİR VE GÜZEL DÜŞÜNCELER İLE YÜKSEK AHLÂK EDİNME;

Bu noktada ise, öncelikle insan, nefsi şeytani vesilelerle oluşmuş günahlarından, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyecek şekilde tövbe ederek onun merhamet ve affediciliğine ve şefkatine sığınmalıdır. Aynı hataları yapmamak adına azmetmelidir. Diğer müminlerinde affedilmesi için dileklerde bulunarak al-i cenap olmalıdır. Anne Baba ve akrabalarının bağışlanmasını da istemeli bunu bir alışkanlık haline getirmelidir. Kusur ve ona neden olan her şeyle arasını açmalıdır.

Başkalarına ait kusurları örtücü olmalı, kendine karşı olanları ise intikam hissinden kurtulup affedebilmelidir. Çünkü bu haslet kendisi içinde şefaat edici bir haslet olacaktır.

 “ Rasûlullah (s.a.v.) (Hz. İbrahim’in duası olan): Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerime karşı gelirse şüphesiz sen çok bağışlayıcı çok merhamet edicisin (İbrahim 36) mealindeki ayet-i ile Hz Îsâ’nın duası olan “Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen her şeyi hikmetle yaparsın” (Maide 113) mealindeki ayeti tilavet buyurdu ve ellerini kaldırdı, şöyle yalvardı:

Allah’ım ümmetimi (mağfiret et), ümmetimi (mağfire et) ve ağladı. Allah Teâlâ hazretleri: Ey Cibril Muhammed’e git dedi –Rabbin bildiği halde- niye ağladığını sor diye emretti. Cebrail (a.s.) Ona gelip niye ağladığını sordu. (Rabb Teâlâ’ya dönüp Muhammed’in) ne söylediğini o çok iyi bildiği halde haber verdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ hazretleri: Ey Cebrail Muhammed’e git ve ona söyle ki: Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz, asla kederlendirmeyeceğiz. (Müslim Ktb. Stt. Terc. 12/407)

EZKÂRIMIZ:

“ Bismillâhirrahmânirrahîm..”

“ Radîtu billâhi rabben ve bi’l islami dinen ve bimuhammedin sallâllahû aleyhi ve selleme nebiyyen..”

" Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm "

“ Ve bihî nestaîn “

“ El hamdü lillahi rabbil âlemin. Vessalatü vesselâmü Ala Resûlina Muhammedin ve alâ âlihi vesahbihi ecmain.. ”

“ Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî “ ( 3 Defa)

“ Estağfirullâh “ ( 100 defa hafif sesli )

“ Estağfirullâh “ ( 70 defa kalbimizden sessiz )

“ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Allâhu lâ ilâhe illâ huve, lehul esmâul husnâ… “

“Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyum..” ( 11 defa )

“ YÂ ĞAFÛR  “ ( 100 defa hafif sesli ) 

“ YÂ ĞAFÛR “ ( 100 defa kalbimizden sessiz)

 “ Bismillâhirrahmânirrahîm “

“ Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel Vehhâb..”

 “ Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn..”

“ Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb..”

“ Allahumme innî eûzu bike min munkerâti’l-ahlâki ve’l-a’mâli ve’l-ehvâ.” ( 3 Defa )

“ Allahumme ente rabbi lâ ilâhe illâ ente halakteni ve ene abduke ve ene alâ ahdike ve va’dike ma isteda’tu, eûzu bike min şerri ma sana’tu ebûu leke bini’metike aleyye ve ebûu bi zenbi fağfirli innehû lâ yağfezzunûbe illâ ente..” ( 3 Defa )

 “Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Salaten Tehullü Biha Uktedi Ve Tüferricü Biha Kürbeti Ve Takdıy Biha Haceti Ve Ala Alihi Ve Sahbihi Ve Sellim”

“ Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yesifûn  Ve selâmun alâl murselîn Vel hamdu lillâhi rabbil âlemin ”



El Fâtiha  / Allah Kabul Etsin