Maruzat

 

“Bismillâhirrahmânirrahîm”

Allah’ım:

Doğru yolunda yürümeme yardım et.

Girdiğim berzahın perdelerinin beni boğmasına izin verme.

Düşmanlarımın ayaklarımı bağlamasına, dizlerimi kırmasına ,belimi bükmesine karşı  beni koru.. zaif varlığımı, sırtımdaki vedianı , senden başkasına kanaat edemeyen vicdanımı , şaşkın aklımı , aynaları kırılmış kalbimi , oradan oraya savrulan hayalimi dest-i inayetinde tut…

Tutunamayışıma acı,

Kendimi istismara açtığım için bağışla,

İstikrarsızlığımdan dolayı merhamet et,

Nefsimi ve onunla verdiklerini israf ettiğim için bana kızma,

Kırdığım, döktüğüm, kıymetini bilemediğim, özen gösteremediğim , yerinde kullanamadığım , iyi bakamadığım, sakınamadığım ,üzerinde titreyemediğim ,üstünü başını kirlettiğim ; istidat , kuvve ve duygularım için benden vaz geçme…

Hane-i sadrımı yol geçen hanına çevirdiğim, gelen geçenin çerini çöpünü içinde biriktirdiğim, uful eden ne varsa kenarına köşesine gizlediğim  için beni huzurundan  kovma…

Her şeyin güzeline bakamayan gözlerimi,

İdrak ve şuurdan yana körelmiş hislerimi,

Bir türlü terk etmeye cesaret edemediğim alışkanlıklarımı,

Bile bile evvelimi, hazırımı, ahirimi ateşe sürmelerimi,

Ulvi hüzünden ,Rabbani sevmekten, sılaya hasretten , muhibi özlemekten doğan sızlanmalardan gönlümü mahrum edişimi,

Temiz, saf, pak, duru mana pınarlarının  serinlik ve sekinetinden ruhumu uzak tutuşumu,

Özel anlarda seninle buluşmaya gelmeyişimi,

Yalvarıp yakarmayışımı,

Alnımı sana yaklaştırıp inlemeyişimi,

Sesli- sessiz, aşikar - mahvi ,hafi ve cehri senden söz eden ,seni anan, seni yaşayıp seni söyleyen ,senin için arz ve semayı velveleye veren sadaları ,nağmeleri, cezbeleri işitmeyişimi, hallenip de titremeyişlerimi, huzu ve huşudan ihtiyaç ve iştiyakımı  çekişimi  affet…

Sevdiklerinin ayak izlerini takip edemeyişimden,

Bir zem zem kuyusu başına varıp da kana kana hararetimi gideremeyişimden,

Öğüt kuşlarının secalarını dileyemeyişimden,

Emin bir hilkat ağacının nurunda gölgelenemeyişimden,

Ahbablar, dostlar, yarenler, sıddıklar, salihler sofrasından bir lokma alamayışımdan,

Bana ne oluyor diye taliimden soramayışımdan,

Keder ve pişmanlıklarla başımı iki elimin arasına alıp el aman el aman diye sallayamayışımdan,

Ateşi sönmüş ocağımı öylece bırakıp bir himmet ve gayretle  harlayamayışımdan dolayı hayat ve hakikat heybemi doldurduğum hatalarımdan geç…

İflah olmaz yaralar belere düçar oldum,

Sari hastalıklar her yerimi sardı,

Takatim kesildi,

Umudum iyimserliğini kaybetti,

Beklentilerim sarsıldı,

Üzerime dehrin toprakları saçıldı,

Hane-i mahremimin esrarını  yitirdi,

Hilkat hazinem yağmalandı,

İflas etti, müflisim, ne avdet edecek havlim ne de  rücü edecek yüzüm var.

Bittiğimi, tükendiğimi İtiraf ediyorum..

Gidecek yerim ,çalacak kapım , nefesleneceğim bir pencerem yok..

Senden başka yardımı yetişecek, düşmüşlüğüme, düşkünlüğüme  şefkat merhemi sürebilecek kimse yok..

Beni tüm kokuşmuşluğumla kabul edip, kusurlarından geçecek, sefilliğimi suratına çarpmayacak , bakımımdan , hacetimden kısmayacak kimsem yok…

Beni mağfiret ile kalmayıp ,seyyiatımı hasenata tebdil edebilecek senden başka bir ilah yok…

Hoşnutluğun için sana sunabileceğim bir birikimim de yok.

Rızana şefî’  yapabilecek bir işimde..

Hakikatte bana kefil olarak gösterebileceğim  tanıdıklarım da yok ..

Hem senden başka kimse de beni sen gibi bilemez tanımaz..belki tanısa ,tanımak bilmek istemez…

Hani emin belde de sanki mihras suyundan kaleme yürüyen:  

Sökmek ne mümkün o ruhu bu sema'ın pervanesinden..

Sen toz olup uçuşumuza, çöp olup savruluşumuza ,kuş olup ölüşümüze bakma.. İncimizi bu kutlu  bahçede düşürdük...

Elbet ol sultan--ı sübhan bilir   cevrimizi...  sözlerini bir lerze ile desem de ;

Altında  kaldığım ağırlığın yükü, bütün neşvemi ezip, boynumu eğiyor.

Çünkü bu vaziyetim yakışıksız , halim akim ve bataklığa saplı….

Evet, benden rızan için  tükenmişliğimin tüm ceplerini , hiçliğimin sandukasını  yokladım….sadece sırrımın hücresinde elestten kalma bir belâ kor ’una rastladım…

Avuçlarımda tutmakta zorlandığım bu k/öz parçamı şimdi sana arz ediyorum.

Esirgeyen ve bağışlayan nazarını elan bana çevir..

Hemen ölgünlüğümü dirilt…

Defaten  beni güzel ahlaklarla süsle…

Gediklerimi vakar ve güvenle şu an kapat..

Ve sevdiklerine ve seni sevenlere  benden bahset ,

Bizi muhabbet ve aşk havuzunda buluştur,

Onları boyadığın renginle beni de boya,

Bizi birbirimize ünsiyetle, sevgiyle  karıştır…

Dilemenle diledim,

İzninle söyledim,

Lutfunla dîl’e geldim…

Beni abd-i acizin  olarak  an.. meccanen kulluk tacımı tak, makbuliyet libasımı giydir ve hakkımda verdiğin emanı bilmesi gerekenlere  bildir…

İş bu devleti bir gedaya ancak bir kerim-i mutlak verebilir..

Ben o gedayım, sen ol kerim…

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemin…

Mevlid 2025

Ya Rabbi ! Var edilişimi mahiyeten değerli kıldın, hakikaten de değerli kıl…

Kemalimi bulmakla mükellef olduğun hilkat ve fıtrat yükümlülüğümü yerine getirebilmem için bana yardım et…

Marifetin için, muhabbetin için, seni bulmak bilmek için; aklıma, kalbime, ruhuma, vicdanıma, sırrıma derç ettiğin latifelerimi canlandır.

Çünkü bana şah damarımdan yakın olan kurbiyetinden ve ünsiyetinden mahrum olmak istemem.

Sensiz kalmayı, senden habersiz olmayı, sana rağmen senden ayrı düşme yoksunluğunun sefaleti içinde ile yaşamayı istemem.

Sen benim her halimi bilip, ilminle kudretinle içimdeyken, sızılar, hüzünler perdesinin arkasından varlığını sekinet hali ile ihsas ederken, kalbimin aynasının yalnızlığa duçar kalarak zifiri bir karanlığa mahkûm olmasını istemem.

Yaratışımın ihtiyaç duyduğu her şey ama her şey senin yanındayken ve sen onları bana eriştirmek için türlü türlü bahaneler yaratıyorken, ben; yolumu şaşırmış bir şekilde kendim gibi acizlerden fakirlerden medet ummayı, tabasbusa girip beklentiler sarmalında boğulmayı istemem.

Sen rahmet, merhamet, nezaket, şefkat ve Muhammed’in ile (A.S.M) üzerime titreyip, bu ilgi ve özenli keremini bana imanla, hisle ihsas ederken; meşum bir sebebe, adi bir engele, aldatıcı bir vaade, geçici bir davete takılıp arkamı dönüp kaybedenlerden olmak istemem.

Hem senin inayetinden cüda olmak , lütfuna ayrı düşmek , içimde ve dışımda mutlak varlığının izini görememek cehennemine girmek istemem.

Hem heveslerimin ördüğü ağlara takılmak, zanlarımın kazdığı kuyulara düşmek, vehimlerim tarafından ele geçirilmek istemem.

Hem Nefsimin oyuncağı olmak  , mâlihulyâlara dalıp fısk çöllerinde kaybolmak istemem.

Hem sesimin duyulmasından hoşlanmayacağın, dualarımdan istiskal edeceğin, su-i ahlakımdan razı olmayacağın , istidraçla hayatta tutacağın bir bedbin olmak istemem.

Hem ilimden nasipsiz, idrakten yoksul , iz’andan gafil, takdirden tazimden, tehlilden cahil olmak istemem.

Ben hep seninle olmayı isterim.

Hep senin istediğin gibi olayım isterim.

Ben senin tarafından bağışlanmış,  korunmuş, kabul edilmiş olmak isterim.

Ben senin eşsiz ve benzersizliğinle  , eşsiz yarattığın benimle  olmanı isterim.

Ben, senin hadis-i kutside buyurduğun; Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri  eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem." Dediğin  ………… ve bu dediğini :

"O benim zikrimden başka bir şey işitmez. Kitabımın tilavetinden başka bir şeyden lezzet  almaz, bana münacaattan başka bir şeyle ünsiyet edip teselli elde edemez. Benim melekutumun acaiblerinden başka bir şey de tefekkür etmez. Ellerini ancak benim rızamın bulunduğu şeye atar, ayağı da böyle." Şeklinde şerh eden ulemanın tevilindeki o bahtiyar kişi olmak isterim.

Bu konuda bana cömertliğinle muamelede bulun ve kolaylıkta, ferahlıkta, refahlıkla beni bu ihsan-i şahaneye meccanen mazhar eyle…

Benim iliklerime kadar hissettiğim ve takatimin deruhte etmeye yetmediği hacetlerim senin bir teveccühüne bakar…. Biçareliğime acı, fakrıma medet  … özümü doyur.. beni senin olmak serveti ile zenginleştir.

Ya Rabbi!

Faydalı ilmimi arttır.

Kulluğumu kabul eyle..ben sadece senin kulunum ve benim senden başka gidecek çalacak bir kapım  yok…

Beni hizmet-i mahsusana al.. dest-i inayetini say’ime refik ver..sözlerimi ihlas ile hayatlandır… insanların gönüllerine inebilecek safvet libasını giydir…

Ya Rabbi!

Mekke’nin esrar-ı maneviyesinin ,pencerelerini, kapılarını, tavanını  bana aç…

Medine’nin hakikat-i Muhammediye hazine-i ruhaniyesinden beni zinetlendir…

Şu mülk alemin arkasında nurani güzelliğin sofrasından beni rızıklandır.

………….


ÖZEL DUALAR...

 

1- 
Allah'ım!

"Bismillâhirrahmânirrahîm"in sırları hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta ve onun bütün âl ve ashâbına, Senin rahmetine ve onun hürmetine yaraşır şekilde salât ve selâm eyle. Bize de, Senden başka, hiçbir mahlûkunun merhametine ihtiyaç bırakmayacak bir şefkat ve rahmetle merhamet eyle.
Âmin.

“Karanlıklar içinde niyaz etti: ‘Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.’” Enbiyâ Sûresi, 21:87.

Ey Rabbim ! Muhtelif karanlıklar,çeşitli zulmetler içerisinde beni senden başka gören olmadı…

“Rabbine şöyle niyaz etmişti: ‘Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.’” Enbiyâ Sûresi, 21:83.

Ey Rabbim! Bütün düşünce ve hislerimi saran illetlerden çıkardığım feryadı senden başka duyan olmadı…

“Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi Odur.” Tevbe Sûresi, 9:129.

Ey Rabbim ! Bütün ayrılıklar ve yalnızlıklar sebepleri olan belaları boynuma takıp giderken yanımda senden başka kalan olmadı…

“Allah bana yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:173.

Ey Rabbim ! Tüm karışık ahval ve emvaç dehşeti ile asbab dağdağası içinde sağa sola çarparken,senden başka kimse elimi tutmadı…

“Havl ve kuvvet, ancak herşeyden yüce ve nihayetsiz azamet sahibi olan Allah’a aittir.” ( Buhârî- Müslim )

Ey Rabbim ! Hayatımın başlangıcından bugünüme kadar,Aklım,kalbim,ruhum senden başka hiçbir şeyden medet almadı…

“Herşey helâk olup gidicidir—Ona bakan yüzü müstesnâ. Hüküm sadece Ona aittir; siz de Ona döndürüleceksiniz.” Kasas Sûresi, 28:88.

Bâkî kalan ancak sensin, ey Bâkî. Bâkî kalan ancak sensin, ey Bâkî.

Ey Rabbim ! Senin bekanla kaimdir hayatım ve senin bekanla devam eder…

“[Kur’ân] iman edenler için bir hidayet rehberi ve bir şifadır.” Fussilet Sûresi, 41:44.

Ey Hayy ve Kayyûm olan! 
Hayy ve Kayyûm isimlerin hürmetine, bu perişan kalbe bir hayat ver, bu müşevveş akla doğru yolu göster. Âmin.

“Rabbim! Benim gönlüme genişlik ver.”
{Taha /25}


"Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmederse (yani onu dilerse) ona ancak 'ol' der, o da oluverir" (Âl-i İmrân, 47) buyrulur.

“Ey Rabbim! Ben senin bana indireceğin hayra. öylesine muhtacım ki...”
{Kasas / 24}

“En yüce sıfatlar ise, Allah'ındır.” (NAHL/60-)

“Bizden hüznü gideren Allah’a hamdolsun.
Kuşkusuz rabbimiz çok bağışlayan ve şükrün karşılığını verendir”
{Fatır / 34}


Allah’ım Vahidsin birsin,Vâcib-ül Vücudsun mutlaksın,Ezeli ve ebedisin,Hiçbir şeye benzemez ve benzetilemezsin,varlığı hiçbir varlığa ve hiçbir sebep ve şarta bağlı olmayansın,Hayyun la yemutsun ölümle gelen fena ve zevalden münezzeh ve mukaddessin,İlmin sonsuzdur senin..işiten,bilen ve her şeyi görensin..Kudretin sonsuz,merhametin nihayetsizdir..Her şeyi yaratan Ahsenül'-Hâlikîn ve ihtiyaçlarını veren Rahman ve Rahimsin..Bütün güzel isimler senindir..Esma’ül Hüsnanı şefaatçi yapıp niyaz ediyorum ki;

Razı olacağın matlubumu bana musahhar kıl,

İhtiyaçlarımı gider..Çünkü tek tevekkül ettiğim,yardımını istediğim,umduğum ve beklediğim inayet ve keremin sahibi sensin…

Ey Melik ! Mülkündeki bu aciz memlükünün kusurunu affet..senden başka gidecek ve sığınacak yeri olmayan kölene acı…

...Allahım Duamı Kabul Et.. (İbrahim 40)

Amin ..Amin.. Amin…

Allahım,

Risâlet semâsının güneşi, nübüvvet burcunun ayı olan yüce Peygambere (a.s.m.), onun hidâyet yıldızları olan Al ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Bize, erkek ve kadın mü'minlere merhamet et.

Amin, âmin, âmin.
2- 

Ey Kendisinden Şifa İsteyenlere Şifa Veren !...

Ya Şafî !

Zaaf-ı İman hastalığıma şifa ver..
Muvaffak olamadığım,amel-i salihadaki aczime şifa ver.. 
Aklımdaki hastalıklarıma şifa ver..
Düşüncelerimdeki hastalıklarıma şifa ver..
Kalbimdeki hastalıklarıma şifa ver..
Duygularımdaki hastalıklarıma şifa ver..
Ruhumdaki hastalıklarıma şifa ver..
Vicdanımdaki hastalıklarıma şifa ver..
Fıtratıma bulaşan hastalıklarıma şifa ver..
Kuvvelerimdeki hastalıklarıma şifa ver..
Hayallerimdeki hastalıklarıma şifa ver..
Vesvese hastalıklarıma şifa ver..
Atalet ve gayretsizlik hastalıklarıma şifa ver..
İrade ve tercih hastalıklarıma şifa ver..
Muvazenesizlik hastalıklarıma şifa ver..
İstikrarsızlık hastalıklarıma şifa ver..
Sabırsızlık,hoş görüsüzlük,tahammülsüzlük hastalıklarıma şifa ver..
Gurur,kibir,kendini beğenmek,riya meyilli hastalıklarıma şifa ver..
Kabalık,sevgisizlik hastalıklarıma şifa ver..
İhlassızlık hastalığıma şifa ver..
Manevi zayıflıklarımdan neşet eden hastalıklarıma şifa ver..
Can kafesimdeki hastalıklara şifa ver..
İhtiyaç dairemi,fakr ve hacet şubelerimi zenginleştir..
Fakirlikten,ehli dünyaya tabasbus hastalığıma şifa ver..
Sebep saplantılı hastalıklarıma şifa ver..
Beklenti hastalıklarıma şifa ver..
Şeytani desiselerden,fitne ve fesat şebekelerinden bulaşmış hastalıklarıma şifa ver..
İlimsizlik,cehalet,bilgisizlik ve şevksizlik hastalığıma şifa ver..
Hislerimdeki hastalıklarıma şifa ver..
Tarafgirlik,taassup,körü körüne yönelme hastalıklarıma şifa ver..
Günahlarımın kanserleştirdiği,hatalarımla müzmin dertlere giriftar latifelerime şifa ver..
Meyillerime şifa ver..
Sözlerime şifa ver..
Özüme şifa ver..
Himmet,hamiyet ve hizmetime şifa ver..
Sensizliğe düşme hastalığıma şifa ver..
Ömrüme,gönlüme şifa ver...

Âmîn..Âmîn..Âmîn...

Allah mü’minler topluluğunun gönüllerini ferahlandırsın, şifâ versin ve kalblerindeki ızdırabı gidersin.”  (Tevbe Sûresi, 9/14-15)


“Ey insanlar! İşte size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere bir şifa, müminlere doğru yolu gösteren bir hidâyet ve rahmet geldi.” (Yûnus Sûresi, 10/57)

“Biz Kur’ân’ı müminlere şifa ve rahmet olarak indiririz. Ama o, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır.” (İsrâ Sûresi, 17/82)


“De ki: Kur’ân, iman edenler için hidayet ve şifadır.” (Fussilet Sûresi, 41/44)

Bu hastaligi gider ey insanlarin Rabbi! Sifâ ver, çünkü sifâ verici sensin. Senin verecegin sifâdan baska sifâ yoktur. Öyle sifâ ver ki hiç bir hastalik birakmasin...

Hz Muhammed A.S.M

Âmîn..Âmîn..Âmin...

3-

Ey yüce Arşın Sahibi! 

Ey kâinatı hiçten ve benzersiz bir şekilde yaratıp bin bir isminin tecellileriyle emsalsiz bir şekilde süsleyen Mübdi'! 

Ey varlıkları ölümünden sonra yeniden inşa edip dirilten Muîd! 

Ey dilediği her şeyi yapan! Arşının rükünlerini dolduran Zâtının nûru hürmetine; yarattığın bütün varlıklara hükmeden kudretin hürmetine ve her şeyi kaplayan rahmetin hürmetine istiyorum. 

Senden başka hiçbir ilâh yoktur. 

Ey kendisinden yardım isteyene yardım eden! 

Bana yardım et. 

Ey güç durumda olanlara yardım eden ve ummadıkları yerlerden ihtiyaçlarını ellerine veren Muğîs! 

Bana yardım et!

4-


BERAT GECESİ

 Ey Lutf-u Cemaliye üstümüzdeki kubbeye tecelli eden Rabb-i Rahîmimiz ve ey Hâlık-ı Kerim'imimiz!

Kalbimizin asumanına mahsus rahmetini indir.

Bu gece ihsan  murad ettiğin itâna meccanen erdir.

Çeşitli kördüğümlerle bağlı talimizi manialarından necat ettir.

Yıpranmışlığımızı onar, zilletimizi  izzetinle zengin kıl.

Yitikliğimize imdat et, 

Varlık nurunun devletine erdir..

Uzaklığımızı yakin kıl,

Beladan, cefadan, ezadan, her cins  âda’dan eman ve  selâmet ver..  gerçek esenliğe erdir…

Aşikare veya  gizli olarak  zahir ve batınımıza sirayet etmiş ,asab dizginlerini eline geçirmiş çeşitli maraz ve hastalıklardan ,maddi ve manevi illetlerden halas eyle…

Alışkanlık perdesine sarınmış, ülfet kisvesine bürünmüş, şuurumuzun üstünü örtüp ruhumuza çökmüş tüm kirden pastan azad edip merhamet sağanağında tüm lekelerimizden  arındır .

Güzel ahlâkın ile süsle, hilkaten güzel olan özümüzü zevalsiz ebedileştir.

Dil sürçmelerimizi, tökezlemelerimizi, iki lafı safiyen bir araya getirip maruzatımızı arz edemeyeşimizi, hayırla şerri karıştırıp yüzümüze gözümüze bulaştırıp ne isteyeceğimizi ve nasıl isteyeceğimizi bilememizi affet.

Yâ Rabbi!

Yeryüzüne serpiştirilmiş , türlü türlü desiseler ile ihtilafa düşmüş , birliği dağıldığından keyfiyeten küçülmüş, saygınlığını kaybetmiş, celal ve heybeti elinden gitmiş , hamiyet ve gayret mefküresi çürümüş  , çeşit çeşit sârî dertlere giriftar olmuş Ümmet-i  Merhume-i Muhammed'e  A.S.M yardım et.  

Çünkü bunlar; 

yetimken bulup himaye ettiğin, 

kalbini yarıp içine hikmet ve nur doldurduğun, 

kenz-i mahfinden çıkartıp eflâka gösterdiğin, 

avucunda taşları tesbih ettirdiğin , 

miraç ile huzuna,visale  erdirdiğin, 

canlı cansız mahlukatını risaletine şehadet ettirip selâm verdirdiğin, 

görünmez ordularında desteklediğin, 

sözünü ağzına koyduğun ,

marziyatını söylettirdiğin, 

seninle aramızda ,bizimle aranızda bir nurdan köprü kurduğun………..yanındaki   itibarını tüm  mülk ve melekût alemlerinde ilan ettirdiğin , 

Cebrailin ayaklarının tabanından öpüp uyandırdığı, kitabını kıraat edip mukabele yaptığı, 

dağların adıyla dile geldiği, 

acıların ismiyle dindiği,

lebinden bir katre ile  kör kuyuların coştuğu, 

bulutların peşinden koşup gölgelediği, 

istirahatı  bozulmaması için felek çaklarının durduğu ,

ağaçların şak edip yol verdiği,  

kuru direklerin bile müferakatından deve gibi inleyip ağladığı,

ins ve cinnin elinden dilinden, enfasından ve nazarından şifa bulduğu .. Resulün Muhammed Mustafa’ın  S.A.V  üzerine titrediği  aciz  kullarındır.

Sen , Allah-u Azimüşşansın.. Hem çok merhametli hem sonsuz kerem sahibisin… Bizi bu gece ,şu şefi-i ruz-i cezaya bağışla. A.S.M 

Âmin Âmin Âmin

Dua

“..E‘ûzu bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm,  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm....Elhamdülillahi. Rabbi'l-âlemin. Vessalâtü vesselâmü âlâ seyyidina Muhammedin ve âlâ alihî ve sahbihî ecmain..”

Ey Rabbimiz!

Hem nefsimizde,

Hem neslimizde,

Hem dinimizde mağlubiyetler içindeyiz.

Bu mağlubiyetlerin oluşturduğu haksız mağduriyetlerimiz hazin ve devasız dertlerimizdendir.

Niyetlerimiz senin lütfuna erişebilmekten mahrum,

Nazarımız önümüzü görebilmekten aciz,

Basiretimiz perdeli,

Ferasetimiz yorgun ve bitap.

Rızanın önüne koyabileceğimiz şefiğimizden de uzaklardayız.

Bu firak bizi hamisiz bırakmaktadır.

Zamanın sert esen rüzgârlarına karşı zayıf köklerimiz zorlanmakta,

Umuda teveccüh etmiş dallarımız kırılmakta,

İddialarımız ve davalarımız tutunmaktan bizar düşen yaprakl…

Ey Sultanımız,

Bab-ı lütfuna başımızı eğmemize, ellerimizi dergahına açmamıza, zenginlik ve cömertlik kapının eşiğinde   iki büklüm dilekler ile durmamıza vesilemiz olan ;

……………………………………………Âsiye, Ulviye, Lütfiye'ler, Zehra'lar, Şerife'ler, Hacer'ler, Necmiye'ler, Nimet'ler, Aliye'ler ………………………………………… Said’ler, Hamza’lar, Ömer’ler, Osman’lar, Tahir’ler, Yûsuf’lar, Ahmed’ler, vesaireler!....................gibi tüm evlatlarımızı ve tüm İslâm evlatlarını ,zevalden, fenadan, zarardan, kayıplardan, sukuttan, tedenniden, tezellülden ,tenezzülden, aldanmaktan, aldatmaktan, ihanetten ve ihanete uğramaktan, sefaletten, dalaletten, düşkünlükten, riyadan, ucuptan, farhrdan, kibirden, enaniyetten, her nevi zahiri ve batıni şerden , habasetten, açgözlülükten, tamahkarlıktan, kuvve-i şeheviye, gadabiye ve vehmiyenin esiri olmaktan, zulümden ve zülm etmekten, hürmetsizlikten, vefasızlıktan, günahlara girmekten, hatada ısrar etmekten, hazz-ı nefse müptelalıktan, türlü melanet yuvalarından, şeytanı ins ve cinniden, yok olup gitmekten ,yara bere içinde kalmaktan, fıtratlarına ait safi hissiyatlarını yitirmekten, fısktan, münafıklıktan, istikametten uzaklaşmaktan, asilikten, rahmetinden tard edilecek fiilleri işlemekten, gabavetten, cahillikten, temerrütten, gafletten, harama girmekten, helal şeylere karşı alacağı lezzeti kaybetmekten, nehy ettiğin şeylere kaşı duyulacak sevgiden, ifasını emrettiklerine karşı soğukluk duymaktan, kirlenmekten ve kirletmekten, bozulmaktan ve bozmaktan, yıkılmaktan ve yıkmaktan ,ataletten, fakirlikten, hastalıktan, menfi tesirler altında kalmaktan, aklının çelinmesinden, akıl çelmesinden, kötü arkadaşlardan, kötü arkadaşlıktan , zikrettiğimiz ve edemediğimiz tüm gayr-i insani hallerden muhafaza eyle…Âmin

İlim, irfan, nezaket, tevazu, idrak, iz’an, feraset, basiret, dirayet, emniyet, uhuvvet, ünsiyet, samimiyet, sadakat, kanaat, takva, amal salih, cesaret, huzur, emniyet, hıfz, bereket, gayret, hamiyet, ümit, iman, İslâmiyet, ahlâk, ciddiyet, gına, sahavet, sıhhat, afiyet , şifa , hayırlı işlerde sebat, ırz, namus, şeref, haysiyet, doğru ve yanlışı tefrik edecek hidayet, güzel olanı yapmak için irade-i kuvvet, dinde anlayış, hikmeti kavrayış,  hakikati derk,  Emir bi’l-maruf nehiy ani'l-münker de cehd ve isabet, Sünnet-i Seniyenin ittibaında muvaffakiyet, feraizi ifada ihlâs ve istikamet, seyyiata karşı nefret, nurlara karşı iştiyak ,şevk ve sevinçler ihsan eyle.. iki dünyada da daire-i rızanda tut, imtihanlarını kolay kıl..Habibin Muhammede A.S.M bağışla……….Çünkü bu yavrular, onun üzerinde titrediği ümmetinin çocuklarıdır………..O’na al ve ashabına binler selâm olsun…Âmîn, Âmîn, Âmîn 

Velhâmdulillâhi Râbbi'l-Âlemîn